ileki Mağarası, Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Çiftlik Köyü sınırlarında yer alan ve tamamen insan eliyle oluşturulmuş önemli bir kültürel miras alanıdır. Karadeniz mutfağında yüzyıllar boyunca kullanılan geleneksel pileki kaplarının yapımında kullanılan özel taşın çıkarılması sonucunda meydana gelen mağara, bölgenin taş işçiliği ve üretim kültürünü günümüze taşıyan nadir yapılardan biridir. Isıyı uzun süre muhafaza etme özelliğine sahip pileki taşları, özellikle mısır ekmeği, hamsili ekmek ve diğer yöresel yemeklerin pişirilmesinde yaygın olarak kullanılmıştır.
Mağaranın geçmişi yaklaşık dört bin yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Arkeolojik ve tarihî değerlendirmelere göre burada pileki taşı çıkarma faaliyetleri M.Ö. 2300'lü yıllarda başlamış ve modern pişirme araçlarının yaygınlaşmasına kadar kesintisiz şekilde sürdürülmüştür. Uzun yıllar boyunca yalnızca bölge halkının ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayan pileki taşları, çevre yerleşimlere de gönderilerek önemli bir ekonomik değer oluşturmuştur.
Tamamı insan gücüyle oyularak oluşturulan mağara, geniş giriş salonları ve bunların devamında uzanan çok sayıda galeriden meydana gelmektedir. İç kısımlarda taş çıkarımı sırasında oluşan kuyular ve su birikintileri yer almakta olup, bu durum mağaraya etkileyici bir yer altı görünümü kazandırmaktadır. Yaklaşık 1.500 metrelik bölümü günümüzde ziyaret edilebilen mağara, hem madencilik tarihini hem de geleneksel üretim tekniklerini gözler önüne sermektedir.
Gerçekleştirilen çevre düzenleme ve restorasyon çalışmaları kapsamında mağara içerisindeki toprak ve molozlar temizlenmiş, yürüyüş güzergâhları oluşturulmuş ve aydınlatma sistemleri kurulmuştur. Böylece Pileki Mağarası güvenli bir şekilde ziyarete açılarak kültür turizmine kazandırılmıştır. Gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler kapsamında ise pileki taşı üretiminde kullanılan geleneksel aletlerin sergileneceği bir müze ile yöresel lezzetlerin tanıtılacağı sosyal alanların oluşturulması hedeflenmektedir.
Bugün Pileki Mağarası, yalnızca geçmişte kullanılan bir taş ocağı değil; Karadeniz'in mutfak kültürünü, geleneksel taş işçiliğini ve binlerce yıllık üretim mirasını bir arada yaşatan önemli bir kültür ve turizm destinasyonu olarak öne çıkmaktadır.