Şehrin nabzını tutan en güncel gelişmeler ve manşetler
Şehrin en popüler ve güvenilir işletmelerini keşfedin.
51. Komando Tugayı'nın Söke'ye Konuşlanması Yunanistan'da Gündem Oldu Tunceli'nin Hozat ilçesinden Aydın'ın Söke ilçesine taşınan 51. Komando Tugayı, Yunanistan'da savunma gündemine girdi. Sisam Adası'nın karşısındaki konumu nedeniyle Söke'deki askeri yapılanma, Yunan savunma uzmanları tarafından değerlendirildi. Ağustos ayında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Atama Kararnamesi kapsamında 51. Komando Tugay Komutanlığı görevine Tuğgeneral Yaşar Karaoğlu getirildi. Tugayın Tunceli-Hozat hattından Söke Garnizonu'na taşınmasıyla birlikte bölgede yaklaşık 2 bin 4 uzman komandonun görev yaptığı aktarıldı. Söke'deki konuşlanma mercek altında Yunan savunma analizlerinde, Söke'nin Sisam Adası'nın karşısındaki stratejik konumuna dikkat çekildi. Birliğin hareket kabiliyeti ve hava yoluyla intikal imkanlarının da bölgedeki askeri planlamalar açısından önem taşıdığı değerlendirildi. Söke'deki komando unsurlarının Foça'daki 1. Amfibi Deniz Piyade Tugayı ve İzmir'deki diğer askeri unsurlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilirken, Türkiye'nin Ege kıyılarındaki kara gücü kapasitesinin de analiz edildiği aktarıldı. Yunan savunma uzmanından değerlendirme Yunan savunma uzmanı Dr. Yiannos Charalambides, Söke'deki yeni konuşlanmanın Ege'deki askeri dengeler açısından dikkat çekici olduğunu söyledi. Charalambides, Söke'nin Foça ve İzmir'deki mevcut askeri unsurlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, gelişmenin Yunanistan açısından endişe verici olarak değerlendirildiğini ifade etti. Yunan basınındaki analizlerde ayrıca Çanakkale, Gökçeada, Foça, İzmir ve Söke hattındaki askeri yapılanmalara dikkat çekildi.
Türkiye-Suriye Yakınlaşması İsrail Basınının Gündeminde İsrail merkezli The Jerusalem Post, Türkiye ile Suriye arasında son dönemde artan diplomatik ve ekonomik işbirliğini gündemine aldı. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'ya dayandırılan haberde, iki ülkenin 40 anlaşma ve mutabakat zaptı imzaladığı belirtildi. Haberde, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin son dönemde hızla geliştiğine dikkat çekilirken, Şam yönetiminin ekonomi, altyapı ve farklı sektörlerde Türkiye ile işbirliğini genişletmek istediği aktarıldı. Ticaret hacminin artırılması hedefleniyor The Jerusalem Post, Türkiye ve Suriye'nin ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini yazdı. Haberde ayrıca Türkiye'nin Şam'daki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'nin Şam'daki görüşmesine de yer verilen haberde, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşme sürecinin devam ettiği belirtildi. Tartus-Kıbrıs arasında denizaltı kablosu projesi Haberde Suriye'nin telekomünikasyon alanındaki yeni projeleri de ele alındı. Tartus ile Kıbrıs arasında kurulması planlanan Ebla denizaltı iletişim kablosu projesinin Suriye, Kıbrıs'ın Cyta şirketi ve ABD merkezli UNIFI Communications tarafından yürütüleceği aktarıldı. Projenin 2028 yılının başlarında hizmete girmesinin planlandığı belirtildi. Suriye'nin ekonomik bağlantıları genişliyor İsrail basınındaki değerlendirmelere göre, Türkiye ile yapılan anlaşmalar ve diğer uluslararası projeler, Suriye'nin uzun yıllar süren ekonomik ve diplomatik izolasyonun ardından dış bağlantılarını artırma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Haberde, Türkiye ile gelişen ilişkilerin yanı sıra Avrupa ve Doğu Akdeniz ile ekonomik ve iletişim bağlantılarının güçlendirilmesinin Şam yönetiminin öncelikleri arasında olduğu ifade edildi.
Sebze ve Meyve Fiyatlarında Usulsüzlük İddiası: Tedarik Zinciri Mercek Altında Yaş sebze ve meyve fiyatlarındaki artışların nedenlerini araştıran Vergi Denetim Kurulu, tarladan sofraya uzanan tedarik zincirinde çeşitli usulsüzlükler tespit etti. Yapılan incelemelerde, üreticiden alınan ürünlerin doğrudan satışa sunulmak yerine araya farklı şirketlerin sokulduğu ve bazı ürünlerin 3 ila 5 kez el değiştirdiği belirlendi. Her aşamada yeni bir alış ve satış fiyatı oluşturulmasıyla ürün bedelinin yükseltildiği tespit edildi. Şirket kayıtlarında yüksek maliyet gösterildi Vergi müfettişleri, 1029 çiftçinin beyanlarını, müstahsil makbuzlarını, şirketlerin alış-satış kayıtlarını ve Hal Kayıt Sistemi verilerini karşılaştırdı. İncelemelerde bazı şirketlerin ürünleri gerçek alış fiyatından daha yüksek bedeller üzerinden kayıt altına aldığı ortaya çıktı. Örneklerden birinde üreticinin mandalinayı kilogramı 6 ila 8 liradan sattığını beyan etmesine rağmen, şirket kayıtlarında aynı ürünün alış maliyetinin 28 lira gösterildiği ve ortalama 31,82 liradan satıldığı belirlendi. Bir başka işlemde ise üreticinin 12 liraya sattığı ürünün şirket kayıtlarına 31,48 lira alış bedeliyle girdiği tespit edildi. Ölen kişiler adına sahte makbuz düzenlendi Vergi incelemelerinde sahte müstahsil makbuzları da tespit edildi. Rapora göre, hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 2,5 milyon lirayı aşan 87 sahte müstahsil makbuzu düzenlendi. Bazı büyük tedarikçilerin ise piyasaya sundukları ürün miktarını olduğundan düşük göstererek arzın sınırlı olduğu algısı oluşturduğu ve bunun fiyatların yükselmesine neden olabileceği değerlendirildi. Limonda fiyat farkı dikkat çekti İncelemede fiyat farkının belirgin olduğu ürünlerden biri de limon oldu. Yeni hasat limonun tarladaki fiyatının 5 liraya kadar gerilediği belirtilirken, hal fiyatının yaklaşık 10 lira, pazar fiyatının 40-50 lira, market fiyatının ise 80-100 lira seviyelerine çıktığı tespit edildi. Uzmanlara göre depolarda bulunan yaklaşık 400-500 bin ton limonun piyasaya arzı, fiyatların oluşumunda etkili olabiliyor. Depolama, işçilik, fire, nakliye ve finansman giderlerinin yanı sıra tedarik zincirindeki ticari marjlar da ürünün nihai fiyatını artırıyor. Adana'da narenciye üreticisi Bekir Yıldız ise erkenci limon fiyatlarının 5 liraya kadar gerilediğini belirterek, asıl ürünün kasım ve aralık aylarında piyasaya gireceğini söyledi. Yıldız, arzın artmasıyla birlikte önümüzdeki aylarda fiyatların düşmesini beklediklerini ifade etti.