HER İŞTE BİR HIYAR VAR

Her olumsuz gelişme karşısında ulusça sığındığımız bir söz vardır. "Biz adam olmayız" Yaklaşık iki aydır tahminler yapıldı, bilimsel araştırmalar yayınlandı, kimi güldü geçti kimileri de bu araştırmalara tahminlere inandı ve gerçek ortaya çıktı. Ampul partisi mali götürdü..
Vatandaşın biri üşenmemiş sabahın köründe mail atmış. "Anlamıyorum" diyor Mustafa Karapınar adlı vatandaş. "Bunlar iktidara geldiğinden beri ekmek altı kat, doğal gaz %134, Su %300 arttı, emekli maaşları ise neredeyse yerinde saydı, neredeyse açlıktan öleceğiz, Durmak yok yola devam dediler yine malı götürdüler. Hırsımdan ağlıyorum. Nasıl olur da iki kişiden biri ampul partili olur? Biz harbiden adam olmayız!"..
Sevgili Mustafa Karapınar`ın anlamadığı şu; İktidar demek para demek, güç demek. Elbette ki para ve güç her zaman sonucu değiştirir..
Doğrusunu isterseniz son seçimlerde AKP`lilerin bile tahmin etmediği, halen şaşkınlık içinde oldukları sonuçla karşılaşmıştık. Muhalefet ise balyoz gibi bir yumrukla grogi durumuna düşen boksör misali yalpalayıp yerinde durmaya çalışıyor. Ne birleşmeler işe yaradı ne de bunca bağırmalar, cayırtılar.. Biri onurlu biçimde başarasızlığını kabullenip istifa etti o zaman, diğerinin ne yapacağı halen belli değil..
Önceki yıl Mayıs ayında bir yazı yazmıştım siyaset üzerine ve o sıralar Doğu`da çok bulunduğumdan aldığım kimi duyumları sıralamış ve seçimde doğudan 25-30 arası bağımsız milletvekilinin meclise gireceğini iddia etmiştim. İşte bunda yanılmadığım da ortaya çıktı. Milletin önüne baraj koydular da ne oldu? Barajın nasıl delindiğini çok güzel gösterdiler..
Bir önceki seçim propagandaları zamanında, rahmetli Ecevit`in Sivrihisar`daki bir mitinginde bulunmuştum. İnat bir adamdı, ama beyefendiydi. Şimdikiler gibi ağız ishali olmamıştı siyası yaşamında. Mitingden sonra bir bayan elinde siyah beyaz bir fotoğrafla Ecevit`in yanına yaklaşıp fotoğrafı imzalatmak istedi. Fotoğrafı kendisinin 35 yıl önce çektiğini de söyledi. Fotoğrafta Rahşan hanım önde iki adım arkasında Ecevit yürüyordu. Ecevit fotoğrafı alıp inceledi eşini tanıdı ancak kendisini tanıyamadı. Rahşan hanıma dönüp "Bu beyefendi kim?" diye sorunca hınzırca gülümsemeler olmuştu. Bunu niye mi anlattım? Rahmetli Ecevit yaşlanmıştı gözleri iyi görmüyordu onun için kendini tanıyamamıştı. Ancak ağız ishali olmuş şimdiki
beyefendiler kendilerini şimdiden tanıyamıyorlar..
Eskiler olumsuzluk içeren kimi zamanlarda "Her işte bir hayır vardır" deyip kendilerini teselli ederlerdi. Her işte bir hayır mı var, her işte bir hıyar mı var bilmiyorum ama sopanın bile kısmetle olduğunu söyleyenlere hak vermek gerekiyor artık. Du bakali ne sopalar yiyeceğiz..