Milli takım doktoru Cengiz Dinç, Arda´nın rahatsızlığıyla gündemin zirvesine oturan sporcu sakatlıklarıyla ilgili olarak FANATİK´e çarpıcı açıklamalar yaptı...
Türkiye’de maçlardan daha çok, antrenmanlarda sakatlanıyor oyuncular. Bu veriye UEFA bile şaşırdı ve nedenlerini sordu. Türk oyuncuların çoğu amatörce davranıp, idmanda tekmelik takmıyor. Kendilerini yeteri kadar korumuyorlar. Çalışmaya başlamadan önce yeteri kadar ısınmıyorlar.
Çoğu kas sakatlığı
Türk futbolunda en çok kas sakatlıkları meydana geliyor. Milli Takım’da son 5 yılın röntgenini çektiğimizde de bu veri ortaya çıktı. Bunun nedeni de daha önce söylediğim gibi, idmanlarda tekmelik takmamak, antrenman ve maçlardan önce iyi ısınmamaktır. Bunun yanı sıra Türkiye’de yaşanan aşırı stres de tabii ki çok etkili.
Hep baskı altındalar
Futbolcunun günlük hayatı da çok önemli. Mesela uyku, gıda, yani doğru beslenme. Çünkü sporda antrenmandan sonraki 2 saat ve maçtan sonraki 2 saat çok önemlidir. Buna bağlı olarak Türk sporcusunun çok daha fazla stres yaşadığı herkes tarafından bilinmektedir. Baskı stresi artırır, bunu görüyoruz. Gergin oyuncu da daha fazla sakatlanır. Bu gerilim, özellikle dört büyüklerde daha fazla yaşanıyor.
Büyük çelişkiler var
Sakatlıkların sık tekrarlanmasında 2 ana neden var: Yetersiz tedavi ve sahaya erken dönme. Mesela bunu geçen sezon Servet Çetin ve bu sezon başında Emre Belözoğlu yaşamıştı. İyileşme süresinde de ilginçtir, Türkiye’de büyük çelişkiler yaşanıyor. Sakat oyuncunun psikolojisini düşünmek gerekiyor. Formayı tekrar giyememe korkusu. Maddi sıkıntı da olabilir. Mesela parasını maç başı alıyordur ve çok ihtiyacı olduğu için de tam olarak iyileşmeden sahalara dönmek isteği doğmuştur.
Avrupalı profesyonel
Avrupa’da bir adale sakatlığı olduğunda, tekrar sahalara dönme süresini hep uzatıyorlar. Daha önce dönerse kahraman oluyor. Bizde durum çok farklı. Bir adale sakatlığı yaşayan futbolcunun yeşil sahalara dönmesi 3-4 hafta sürebilir. Avrupa’da 1 ay deniyor. Bizde ise 2-3 haftada dönebilir diyorlar. İşte burada baskı devreye giriyor. Teknik direktör yıldız oyuncusunun bir an önce dönmesini istiyor. Sporcu da öyle. Türk futbolcusu Avrupalı kadar profesyonel değil.
İğne olayı çok yanlış
Futbolculara zaman zaman, maç öncesi uygulanan iğne olayı iyi bir şey değil. Adale ve kas için kötü bir uygulama. “İğneyle oynadı” tabiri aslında doğru bir terim de değildir. Ağrı olan bölgeye lokal anestezi yapılmaktan ibarettir. Sadece özel durumlarda bazı bölgelere kullanılmalıdır. Fatih Terim hocamız döneminde hiçbir zaman iğne olayına girmedik. Terim bunu kesinlikle istemiyor. Her zaman bize sorar kendisi; “Size göre durum nasıl, kötü diyorsanız oynatmayalım” der.
Hepsi yorgun gelmişti
Euro 2008’de futbolcuların tamamı bize mental ve bedensel olarak yorgun bir şekilde geldi. Ligin son haftaları bir hayli stresli geçmişti zaten. Elimizden gelen her şeyi yaptık. Bazı oyuncular özveride bulundu. Yine de çok başarılı bir turnuvayı geride bıraktığımıza inanıyorum. Amerikalı kondisyonerler sadece görevini yaptı. Onlar fizik ve kondisyondan sorumluydu. Bir de beslenme uzmanı bir bayan vardı. Sağlık olayı ise bizim sorumluğumuz altındaydı.